Vay be, 2025 de bitti… Yıllar ne çabuk geçiyor. Gezgin Şantiyeci Blog hayatımıza girdiğinden beri neler oldu neler…

Hatırlıyorum; Kasım 2010’da bu blogu açmıştım. Bundan on beş sene önce… 15 senede hayatımda çok şey değişti ve aynı zamanda ben de çok değiştim.

Yazıma geçmeden önce facebook sayfamı şu linki tıklayarak beğenmeyi ve youtube kanalıma abone olmayı unutmayın. Ayrıca bloguma abone olursanız yeni yazılarımdan ilk siz haberdar olursunuz.

Belki ileride kendime bir anı defteri olur, belki de ileride bir kitap yazarım diye başladığım Gezgin Şantiyeci Blog; kocaman bir arşivi olan bir web sitesi haline geldi. Düşünüyorum da, keşke ben bu yolculuğa başlarken de böyle bir anı defteri ile karşılaşsaydım.

Gezgin Şantiyeci Blog içerisinde her telden birçok konu var. Belki biraz kafası karışık bir yapı gibi ama ne arasanız bulabileceğiniz ve size çok büyük katkısı olacak bir web sitesi haline geldi. Bazen iş yoğunluğundan unutsam da vaktim oldukça geri dönüyor ve size elimden geldiğince bilgi transferi yapmaya çalışıyorum.

Size ne açıdan faydaları oluyor bu sitenin? Aşağıda paylaşın, paylaşımlarınız yönünde ilerleyelim.

2010–2026: Hayat Beni Oradan Oraya Sürükledi

Hayat beni bu yıllarda oradan oraya sürekledi. Bir elimden Rusya, bir elimden Amerika tuttu; çekiştirip durdular.

Evinde sıkışmış, 17 yaşına kadar hiç evinden çıkmamış öğrenci arkadaşım… Hayat sana neler getirebilir, okuyor musun?

Ben de 17 yaşıma kadar İzmir’in Balçova’sı ile İstanbul’un Bakırköy’ü arasında sıkışmıştım. Yazlarım da ya Didim’de ya da Marmara Ereğlisi’nde geçiyordu. Amerika’da yaşamak gibi bir hayalim de yoktu; aslına bakarsan bu Türkiye’nin bir gerçeği, pek de izin vermiyor aslında hayal kurmana bu sistem.

Türkiye’de Eğitim ve Sınavlar: Hayatın “Tek Adı Değişen” Gerçeği

Açıyorsun gözünü; ilkokul, ortaokul, lise… Hep sınavlar peşinde koşuyorsun ama hayatının en önemli sınavı ÖSS, ÖYS, YKS ya da adı her neyse; zaten bir tek adı değişiyor.

Bu sınav yön veriyor hayatına. Başarılı bir öğrenciysen ama diyelim benim gibi İzmir’de yaşıyorsan, bir anda hayatına başka bir şehir giriyor; bu kez başka mücadelelere başlıyorsun.

Ama hayat üstüne geliyor; yakalamış seni bir kere: yurdudur, ev tutmasıdır, ev arkadaşlarıdır, elindeki üç kuruşla beslenmektir, yakacağıdır, faturasıdır, ulaşımıdır… Kadın erkek fark etmez ama kadınsan ekstra güvenliğidir…

Yeni bir şehir ile baş ederken bir de derslerle baş etmen gerekiyor ve haddinden fazla derecede sınavlarla… Sonra başlıyor işsizlik korkusu. Oturup sohbet ediyorsunuz arkadaşların ile; “Acaba” diyorsun, “biz ne zaman para kazanmaya başlayacağız? Bıktık ailemize yük olmaktan… Acaba nerede çalışacağız?”

Ne yapmak lazım diye kafa yorarak geçiyor okul hayatı; bu sırada sana hiçbir şey katmayan saçma sapan derslerle ve geçim sıkıntısı çeken, hepsi olmasa da bir çoğu psikolojileri bozulmuş öğretmenlerle savaşıyorsunuz. Bunlar da yetmezmiş gibi okulda bir sürü tehlike var; seni yoldan çıkartmak isteyenlere de karşı koyman lazım.

Mezuniyet Sonrası: Şantiyeler, Yurtdışı ve “Oh Be” Dedirtmeyen Hayat ve Gezgin Şantiyeci Blog

İşte bunları atlatırsan mezun oluyorsun. Eğer başarılı bir öğrenciysen ama bir bakıyorsun ki çevrendeki başarılı öğrencilerin çoğu işsiz; birçoğu sırf bu yüzden yüksek lisans yapıyor. Belki hayat seni oraya sürüklüyor; belki asistan oluyorsun bir okulda, daha da fazla okuma sonrası ve pişman oluyorsun bu karardan…

Ya da şansın yaver gidiyor, işe başlıyorsun Anadolu’nun kuş uçmaz kervan geçmez bir şantiyesinde… Ya da daha şanslıysan, biraz da dilini geliştirmişsen Afrika’nın insan eli değmemiş topraklarında.

Tam “oh be” diyorsun ki anlıyorsun: “oh be” dedirtmezler adama. Senden haftada 80 saat çalışmanı bekliyorlar; ama derler “bu kadar da değil.” Yattığın yatak rahatsız, yediğin yemek lezzetsiz, ulaşımın eski püskü, pislik içinde… Bir eğlencen yok, aldığın maaş da üç kuruş zaten.

Gezgin Şantiyeci Blog yazısı için yurtdışı şantiye hayatını anlatan mühendis silüeti
Gezgin Şantiyeci Blog

Pasaport Gerçeği: Işığın Yandığı An

Ama bir bakıyorsun; o Afrika’nın köyünde ya da eski Sovyet ülkesinde senden çok daha iyi şartlarda yaşayan, daha iyi yemekler yiyen, daha az çalışan ve çok iyi izinleri olan başka bir grup var.

Anlam veremiyorsun önce; “neden durum bu?” diye… Sonra öğreniyorsun ki onların pasaportları gelişmiş Batı ülkelerinin pasaportları.

İşte bu anda bir ışık yanıyorsa ne âlâ. Dersen ki: “Bunların benden üstünlüğü yok, aksine benden kötüler birçok konuda.” Ki bu da gayet normal; onlara göre 3 kat fazla iş yapıyorsun, bu da 3 kat fazlasını biliyorsun demek… O anda aklında bir fikir doğuyor: Neden olmasın?

Gezgin Şantiyeci Blog Neyi Amaçlıyor? “Neden Olmasın” Dedirten Arşiv

İşte bu blog aslında bunların hiçbirisi olmasan da sana “neden olmasın” dedirtmeyi amaçlıyor. Kendi yolculuğumu anlatıyorum ki bir kısa yol bul kendine. Yaş 40 olmuş ama hâlâ haklarını alamamış olmayasın.

Bu noktada şunu da net söyleyeyim: Gezgin Şantiyeci Blog sadece bir anı defteri değil; aynı zamanda bir yol haritası gibi de okunabilir.

Bloguma ilk kez geliyorsan, şu yazıdan başlamanı öneririm. Yazıların içindeki bağlantıları takip ederek, konular arasında kaybolmadan akıcı bir okuma deneyimi yaşayabilirsin.

Göçmenlik: Başka Bir Canavar

Ama sadece bu değil konu… Yolu seçtin diyelim, karşında başka bir canavar var: adı göçmenlik. Onun da çok fazla dikenli yolları var; onlar da yavaş yavaş karşına çıkacak. Çıkacak da… Bak bakalım ben nasıl baş etmişim; işine yarar belki, ne dersin?

Mühendislik ve Genel Kültür: Gezgin Şantiyeci Blog Neleri İçeriyor?

Yok, bu da mı yetmedi? Belki de inşaat mühendisi olarak kendini geliştirmek istiyorsun; bu kadar bilgi sunan başka bir blog bulamazsın zaten.

Ama istiyorsun ki genel kültürün olsun; inşaat tarihi konusunda özellikle… Mimari tarih demiyorum bu arada, abartmayalım o kadar. Bence çok fazla kaynak hâlâ var.

Kapanış: 16 Senenin Hesabı

Yani reklam gibi oldu ama 16 senenin hesabı da oldu bu yazı bence… Neyse, demem o ki: nice 16 senelere…

Sen Gezgin Şantiyeci Blog hakkında ne düşünüyorsun? Yaz şu yorumlara iki satır, tartışalım.


Gezgin Şantiyeci sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

2 Comments

  1. zestfule16951f1e4

    Yanıtla

    Abi, neredeyse tüm yazılarını okudum. yazılarını gerçekten birileri okuyor ve çok faydalı da oluyor hatta youtube videoları daha faydalı oluyor 🙂 Şubat ayında istanbul üniversitesi cerrahpaşa inşaat mühendisliğinden mezun olacağım. okulum epey uzadı. 3 farklı şirkette yenilenebilir enerji enerji üzerine staj yaptım. Şu anda da bir enerji firmasının teknik ofisinde uzun dönem stajyerim. hedefim ilk 5 sene yurtdışı enerji projelerinde veya endüstriyel yapı projelerinde sahada çalışmak. sonrasında ne olur bilemiyor hatta yarın ne olacağını da bilmiyorum ama hedefim bu şekilde. Burada p6 ve cost control öğreniyorum ama sanki birşeyler eksikmiş gibi geliyor. Sitedeki proje yönetimi bölümüne de yazı gelmesini heyecanla bekliyorum. benim hikayem bu şekilde. Sevgilerimle

    • Yanıtla

      Harika teşekkür ederim yorum yaptığın için. Bence çok güze bir hedef umarım istediğin gibi olur. Farkındayım her sene iş bulmak daha da zorlaşıyor ama aramaya devam etmek pes etmemek gerekiyor. Proje yönetimi bölümündeki yazılar biraz sıkıcı yazması da okuması da zor ama dikkat aldım o bölüme de devam edeceğim. Primavera için bir kurs geliştirmeye düşünüyorum sadece P6 öğretmek değil karşılacağınız zorluklara da hazırlamak istiyorum ama vakit yok işte….

Düşünceleriniz benim için önemli!